Geçici Görevlendirme İşleminin İptali: Personelin Geçici Görevlendirme Yoluyla Cezalandırılması
Kamu kurumlarında son yıllarda en çok tartışılan konulardan biri, geçici görevlendirme işlemlerinin bir tür cezalandırma aracı olarak kullanılmasıdır. Personelin asli görev yerinden uzaklaştırılması, sosyal çevresinden koparılması veya daha ağır çalışma koşullarına sahip bir birime geçici olarak gönderilmesi çoğu zaman disiplin cezası verilmeden uygulanan fiilî bir yaptırım hâline dönüşebilmekte; bu durum idari işlemin hukuka uygunluğunu tartışılır kılmaktadır.
İdare Mahkemeleri, uzun süredir verdiği kararlarda geçici görevlendirmenin bir cezalandırma yöntemi olarak kullanılamayacağı, bu işlemlerin kamu hizmetinin gereği olarak tesis edilmesi gerektiği yönünde istikrarlı içtihatlar oluşturmuştur.
Bu yazıda, geçici görevlendirmenin hangi hâllerde hukuka aykırı kabul edildiğini ve İdare Mahkemelerinin aradığı kriterleri özetlenmektedir.
Geçici Görevlendirme Nedir?
657 sayılı Kanun, geçici görevlendirme işlemlerinin belirli yasal şartlara bağlı olarak gerçekleştirilebileceğini düzenler. Bu işlem, kamu personelinin sınıfı, unvanı ve statüsü korunmak kaydıyla belirli bir süre için başka bir birimde görevlendirilmesi işlemidir. Bu işlem:
- Hizmetin gereklerine,
- Kurum içi ihtiyaçlara,
- Yetkili amirin takdirine
dayanabilir; ancak takdir yetkisi sınırsız değildir.
İdare Mahkemelerine göre “kamu yararı ve hizmet gerekleri” somut şekilde ortaya konulmalıdır.
Uyulması Gereken Esaslar
- Onay yetkisi ve usul
Geçici görevlendirme işlemleri Bakanlıklarda bakanın, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında ise en üst yöneticinin onayıyla hüküm ifade eder. Bu onay yetkisi, gerekli görüldüğünde alt makamlara devredilebilir.
- Görevlendirme süresi
Geçici görevlendirme en fazla bir yıl süreyle yapılabilir. İhtiyaç devam ettiği takdirde, her defasında bir yılı geçmemek kaydıyla yeniden uzatılması mümkündür.
- Muvafakat şartı (6 ay kuralı)
Kesintili veya kesintisiz şekilde toplam 6 ayı aşan geçici görevlendirme yapılabilmesi için personelin muvafakatinin alınması zorunludur. Bu şarta uyulmaksızın yapılan görevlendirmeler hukuka aykırılık oluşturur.
- Aday, stajyer ve yardımcı personelin görevlendirilmesi
Aday memur, stajyer veya meslek yardımcısı gibi “yetişme ve yeterlik dönemindeki” personel;
- Geçici görevlendirme süresi dönem boyunca toplam 6 ayı geçmemek,
- Görevlendirildiği birimde kendi uzmanlık alanıyla ilgili görevde çalıştırılmak
şartıyla geçici olarak görevlendirilebilir.
Bu süreler, ilgili personelin yetişme süresinden sayılır.
- Görevlendirilen kurumun mevzuatına uyma zorunluluğu
Geçici görevlendirme kapsamında görev yapan personel, çalıştığı süre boyunca görevlendirildiği kurumun mevzuatına uymakla yükümlüdür.
- Personel seçimi için özel usuller
İlgili kurumlar en üst yöneticinin onayıyla sınav, kura, kriter belirleme veya diğer özel yöntemleri kullanarak geçici görevlendirilecek personeli seçmeye ilişkin özel usuller belirleyebilir.
Geçici Görevlendirmenin Cezalandırma Olarak Kullanılması Hukuka Aykırıdır
İdare Mahkemelerinin yaklaşımına göre:
- Bir memurun geçici görevlendirme adı altında cezalandırılması,
- Disiplin cezası verilmeden fiilen cezalandırıcı sonuç doğdurulması,
- Görev yerinin keyfî gerekçelerle değiştirilmesi,
hukuka aykırıdır.
Bu tür işlemler “caydırıcı veya yıldırıcı amaç taşıyan işlemler” olup iptale tabidir.
Mahkemelerin Aradığı Temel Kriterler
Emsal kararlar incelendiğinde, geçici görevlendirme işlemlerinin hukuka uygun kabul edilebilmesi için şu kriterlerin birlikte gerçekleşmesi gerektiği görülür:
A) Kamu hizmetinin gereği somut gerekçe ile açıklanmalıdır
İşlemde mutlaka:
- Görevlendirme neden gerekli?
- Hangi hizmet aksamaktadır?
- Personelin uzmanlığı bu göreve neden uygundur?
- Hangi süreyle görevlendirilecektir?
gibi soruların somut ve objektif cevapları bulunmalıdır. Sadece “hizmet gereği” yazılması yeterli değildir.
B) Geçici görevlendirme süresi ölçülü olmalıdır
Belirsiz süreli yapılan görevlendirmeler Danıştay tarafından çoğu zaman hukuka aykırı kabul edilmektedir.
Görevlendirme süresi:
- Belirli,
- Ölçülü,
- Görevin niteliğiyle uyumlu
olmalıdır.
C) Personelin uzmanlığı ve görev tanımıyla uyumlu olmalıdır
Mahkemelere göre personelin:
- Eğitimine,
- Mesleki yeterliliğine,
- Sınıfına ve unvanına
uygun olmayan bir birime görevlendirilmesi hukuka aykırılık oluşturur.
Örneğin; teknik uzman bir personelin rutin büro işlerinin yapıldığı birime gönderilmesi, idarenin takdir yetkisini kötüye kullandığına işaret edebilir.
D) Görevlendirme, personelin aleyhine sonuç doğuruyorsa gerekçenin daha güçlü olması gerekir
Personelin:
- Uzak bir ilçeye,
- Ulaşımı zor bir birime,
- Ailesinden uzak bir yere,
- Fiziksel koşulları ağır bir göreve
görevlendirilmesi halinde Mahkeme, işlemin gerekçesini daha sıkı denetlemektedir.
Bu nedenle “ihtiyaç” gerekçesinin soyut olması iptal sebebidir.
E) Personelin hakkındaki soruşturmayla bağlantılı olarak görevlendirme yapılamaz
Mahkemeler, soruşturma yürütülürken veya soruşturma ceza ile sonuçlanmadan personelin:
- Ceza verileceği düşüncesiyle,
- Kurumu “rahatlatma” amacıyla,
- Olaydan uzaklaştırma niyetiyle
başka bir yere görevlendirilmesini cezalandırıcı işlem olarak kabul etmektedir.
Bu durum doğrudan yetkinin kötüye kullanılmasıdır.
F) Geçici görevlendirme süreklilik kazanamaz
Mahkemelere göre geçici görevlendirme:
- İstisnai,
- Hizmet ihtiyacına bağlı,
- Sınırlı süreli
bir işlemdir.
Sürekli yenilenen görevlendirmeler “geçici” niteliğini yitirir ve hukuka aykırı hâle gelir.
Hangi Durumlarda İptal Davası Açılabilir?
Aşağıdaki hâllerden biri mevcutsa işlem iptal davasına konu edilebilir:
- Görevlendirme gerekçesi soyut ise
- Personel cezalandırma amacıyla gönderilmişse
- Süre belirsiz veya aşırı uzun ise
- Görevlendirme unvan ve uzmanlıkla uyumsuzsa
- Personelin aile birliği, sağlık, ulaşım gibi hakları ihlal ediliyorsa
- Aynı personele sürekli geçici görev uygulanıyorsa
- Soruşturma sürecinde “ceza vermeden cezalandırma” amaçlıysa
Bu hâllerde idari yargıda açılacak iptal davası ile işlemin yürütmesi durdurulabilir ve görevlendirme kaldırılabilir.
Sonuç: Geçici Görevlendirme Bir Disiplin Aracı Değildir
İdare Mahkemelerinin ve Danıştay’ın içtihatlarına göre geçici görevlendirme:
- Hizmetin gereğine dayanmalı,
- Somut gerekçeler içermeli,
- Ölçülü olmalı,
- Cezalandırma aracı olarak kullanılmamalıdır.
Aksi hâlde işlem hukuka aykırı olur ve iptal davasına konu edilir.
İdare, personelin açık rızasına ihtiyaç duymaksızın en fazla altı aylık süreyle geçici görevlendirme yapabilir. Bu işlemin;
- Kamu yararı ve hizmet gerekleri ile açıklanamıyorsa,
- Asıl amaç personeli zor durumda bırakmak, cezalandırmak ya da kurum dışına itmekse,
- Görevlendirmenin yapılmasını gerektirecek gerçek bir ihtiyaç bulunmuyorsa,
- Devlet Personel Başkanlığının (bugünkü sistemde ilgili üst birimin) uygun görüşü alınmadan tesis edilmişse,
- Ve özellikle altı ayı aşacak şekilde uzatılarak fiilen kalıcı görevlendirmeye dönüştürülmüşse,
bu durumda işlem yetkinin kötüye kullanılması niteliği kazanır ve hukuka aykırı hâle gelir.
Personelin geçici görevlendirme adı altında fiilen cezalandırılması, hukukun açıkça yasakladığı bir uygulamadır. Bu nedenle ilgili işlemlerin tüm yönleriyle titizlikle incelenmesi ve gerektiğinde yargı yoluna başvurulması önem taşımaktadır. Böyle bir durumda, ilgili kişi işlemin tebliğinden itibaren 60 gün içinde yürütmenin durdurulması talepli iptal davası açmalıdır.
Çetin & Barut Hukuk Bürosu olarak, geçici görevlendirme işlemlerinin hukuka uygunluk denetimi, gerekçe analizleri, Danıştay kriterlerine göre değerlendirilmesi ve iptal davası konusunda profesyonel hukuki destek sağlamaktayız.
-Av. Eda Elif ER