Engelli Araç Alımında Emsal Danıştay Kararı: Tescil Öncesi Vefat Durumunda Haklar Nelerdir?

Türkiye’de engelli araç alım süreçleri, engelli bireylerin ve ailelerinin hayatını kolaylaştırmak adına devlet tarafından sunulan en önemli sosyal haklardan biridir. Ancak bu süreç, zaman zaman bürokratik engeller ve beklenmedik yaşam olayları nedeniyle karmaşık bir hukuki mücadeleye dönüşebilmektedir. Özellikle engelli araç alım işlemlerinin başladığı, aracın faturasının kesildiği ancak resmi tescil işleminin tamamlanmasından hemen önce engelli bireyin (murisin) vefat ettiği durumlar, bugüne kadar mirasçılar için büyük bir vergi yükü ve mağduriyet yaratmaktaydı.

Bu makalemizde, 8 Nisan 2026 Çarşamba günü Resmî Gazete’de yayımlanan ve vergi hukuku açısından tarihi bir nitelik taşıyan Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu kararına mercek tutacağız. Bu emsal karar, engelli araç alımında tescil öncesi vefat durumunda mirasçılardan talep edilen Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve Katma Değer Vergisi (KDV) borçlarının hukuki durumunu değiştirmektedir.

Engelli Araç Alımı ve ÖTV İstisnası Nedir?

Sosyal devlet ilkesinin bir gereği olarak, belirli şartları taşıyan vatandaşlarımıza araç alımlarında vergi avantajları sağlanmaktadır. 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu‘nun 7. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendi kapsamında, engellilik oranı %90 veya daha fazla olan malul ve engelliler tarafından taşıtların beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisabı (edinimi) vergiden müstesnadır.

Bir aracın engelli araç statüsünde değerlendirilip bu muafiyetten yararlanabilmesi için yasal sınırların ve prosedürlerin eksiksiz yerine getirilmesi gerekir. Normal şartlarda süreç; bayiye başvuru, sağlık kurulu raporunun ibrazı, kaporanın ödenmesi, faturanın kesilmesi ve nihayetinde aracın trafik siciline tescil edilmesi şeklinde ilerler. Ancak hayatın olağan akışı içinde, bu aşamalar arasına giren beklenmedik vefat olayları, hukuki boşlukların veya idari yorum farklılıklarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Tescil Aşamasında Yaşanan Mağduriyet

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 2025/21 Esas ve 2026/1 Karar numaralı dosyasına konu olan maddi olay, tescil süreçlerinde yaşanan dramatik bir durumu gözler önüne sermektedir. Olayın gelişimi şu şekildedir:

  • Sürecin Başlaması: %100 oranlı sağlık kurulu raporu bulunan bir vatandaşımız (muris), engelli istisnasından yararlanarak bir engelli araç satın almak üzere işlemlere başlamıştır.
  • Ödemeler ve Fatura: Araca ilişkin olarak 22/01/2024 tarihinde kapora ödemesi yapılmış, aracın faturası ise 05/02/2024 tarihinde düzenlenmiştir.
  • Vergi Beyanı: Aynı gün (05/02/2024), aracı satan bayi tarafından özel tüketim vergisi beyannamesi verilerek tahakkuk eden damga vergisi ödenmiştir. Bu aşamada engelli araç alımının ticari boyutu tamamlanmıştır.
  • Acı Tesadüf ve Tescil: Özel tüketim vergisi istisnasından yararlanarak alınan bu araç, 13/02/2024 tarihinde resmi olarak tescil edilmiştir. Ne var ki, aracı alan vatandaşımız aynı tarihte vefat etmiş ve trafik tescil işlemi, kişinin vefat saatinden sonra gerçekleştirilmiştir.

Vergi Dairesinin İptal İşlemi ve Mirasçılara Çıkan Ağır Fatura

Satın alınan engelli araç tescil edildiğinde, aracın asıl sahibinin hayatta olmaması vergi dairelerinin radarına takılmaktadır. Bu spesifik olayda Nakil Vasıtaları Vergi Dairesi Müdürlüğü, 20/03/2024 tarihli yazısı ile kişinin aracın tescil saatinden önce vefat ettiğini tespit etmiştir.

Vergi idaresi, bu tespite dayanarak durumu Takdir Komisyonuna sevk etmiş ve mirasçılara (vârislere) şok edici bir fatura çıkarmıştır:

  1. İlk iktisapta istisna nedeniyle ödenmeyen ÖTV tutarının miras hisseleri oranında resen tarh edilmesi.
  2. Bu vergi tutarı üzerinden bir katı oranında vergi ziyaı cezası kesilmesi.
  3. Özel tüketim vergisi matrahının %20’si oranında ayrıca KDV tarh edilmesi ve buna da vergi ziyaı cezası uygulanması.

İdarenin Hukuki Dayanağı Neydi?

Vergi Dairesi bu işlemi yaparken gücünü bir Tebliğ’den alıyordu. 18/04/2015 tarihli Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliği’ne göre; malul veya engelli tarafından iktisabı yapılan taşıtın kayıt ve tescil ettirilmeden malul veya engellinin vefat etmesi durumunda, istisna uygulamasından yararlanılamayacağı ve mirası reddetmeyen vârisler tarafından tescilden önce ÖTV’nin beyan edilip ödenmesi gerektiği belirtiliyordu. Yani idare, “tescil anında kişi hayatta değilse engelli araç hakkı yanar” yorumunu yapmaktaydı.

Bölge İdare Mahkemeleri Arasındaki Çelişki

Mirasçıların bu yüklü cezalara karşı açtığı davalarda, yargı cephesinde de kafa karışıklığı yaşandı. İstanbul Bölge İdare Mahkemesinin bazı vergi dava daireleri (örneğin 4. Vergi Dava Dairesi), tescil anında kişinin hayatta olmamasını gerekçe göstererek verginin (ÖTV ve KDV) istenmesini hukuka uygun bulmuş, sadece kesilen vergi ziyaı cezalarını iptal etmiştir.

Buna karşın, 1. Vergi Dava Dairesi gibi diğer daireler ise olayın gerçek mahiyetine bakarak, aracın satın alma sürecinin vefattan önce başladığını, faturanın ve beyannamenin çok daha önce düzenlendiğini belirterek vergiyi doğuran olayın vefattan önce gerçekleştiğine kanaat getirmiş ve tüm vergi ile cezaları iptal etmiştir. Bu derin görüş ayrılığı (aykırılık), sistemin en üst merci olan Danıştay Vergi Dava Daireleri Kuruluna taşınmıştır.

Danıştay’ın Tarihi ‘Engelli Araç’ Kararı: Vergiyi Doğuran Olay Faturadır

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, engelli araç alımlarında binlerce aileyi ilgilendiren bu açmazı son derece net ve hukukun temel ilkelerine dayanan bir yaklaşımla çözmüştür. Kararın temel yapıtaşları şunlardır:

  1. Vergiyi Doğuran Olayın Tespiti

Danıştay, öncelikle 4760 sayılı Kanun’a göre vergiyi doğuran olayın ne zaman gerçekleştiğini irdelemiştir. Kanunda malların ilk iktisabının vergiye tabi olduğu , ancak malın tesliminden önce fatura düzenlenmesi halinde vergiyi doğuran olayın fatura anında meydana geldiği açıkça belirtilmiştir. Engelli araç alımlarında araç teslimlerinden önce fatura düzenlenip beyanname verildiği göz önüne alındığında, ticari edinim faturanın kesilmesiyle tamamlanmaktadır.

  1. Normlar Hiyerarşisi ve Verginin Kanuniliği İlkesi

Kararın en can alıcı noktası Anayasa’nın 73. maddesinde yer alan “verginin kanuniliği ilkesi”ne yapılan vurgudur. Bu ilke, vergilendirmenin temel ögelerinin (istisnalar dahil) yasalarla belirlenmesini emreder. Maliye Bakanlığı gibi idari kurumlar tebliğler çıkararak kanunları açıklayabilirler ancak “normlar hiyerarşisi” gereği kanunun verdiği bir hakkı daraltamaz veya genişletemezler.

Danıştay, Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nda “tescilden önce vefat edilirse hak yanar” diye bir kural olmadığını vurgulamıştır. İdarenin çıkardığı bir Genel Tebliğ ile kanunda olmayan hak düşürücü bir şart koyması hukuka aykırı bulunmuştur.

  1. İstisna Hakkının Korunması

Sonuç olarak, faturanın düzenlendiği tarihte (bu olayda 05/02/2024) istisnadan yararlanma koşullarını eksiksiz taşıyan engelli bireyin, bu tarihten sonra ancak tescilden önce vefat etmesi, engelli araç istisnasından yararlanılmasına kesinlikle engel teşkil etmez.

KDV Yönünden Durum Ne Olacak?

Engelli araç alımlarında sıkça sorulan bir diğer konu ise Katma Değer Vergisidir (KDV). Esasen KDV Kanunu’nda engelliler için doğrudan bir binek araç istisnası yoktur. Ancak, araç alımında ÖTV matraha dahil bir unsur olduğundan, ÖTV muafiyeti uygulandığında aracın toplam bedeli düşmekte, dolayısıyla ödenecek KDV de otomatik olarak azalmaktadır.

İdare, tescil öncesi vefat nedeniyle ÖTV istisnasını iptal edince, aracın vergisiz bedelinin üzerine %80 ÖTV eklemiş ve oluşan yeni yüksek rakam üzerinden geriye dönük fahiş bir KDV farkı çıkarmıştı. Danıştay, asıl işlem olan ÖTV muafiyetinin iptalinin hukuka aykırı olduğuna hükmettiği için, bu muafiyetin reddine dayanılarak kesilen ek KDV ve vergi ziyaı cezalarının da yasal dayanağının kalmadığını belirterek tüm bu işlemleri hukuka aykırı bulmuştur.

Bu Karar Engelli Araç Sahipleri ve Yakınları İçin Ne İfade Ediyor?

Özetle, 28/01/2026 tarihinde oyçokluğuyla alınan bu içtihat birleştirme kararı, idarenin hukuku dar yorumlayarak vatandaşın kanuni hakkını elinden alamayacağının en net göstergesidir. Engelli araç alım sürecinde:

  • Kapora yatırılmış,
  • Sağlık kurulu raporu ile başvuru yapılmış,
  • Bayi tarafından fatura kesilmiş ve beyanname verilmişse,

Artık edinme işlemi (ilk iktisap) hukuken gerçekleşmiş sayılmaktadır. Bu aşamadan sonra, sırf Emniyet veya Noter boyutundaki trafik tescil işlemi tamamlanmadan önce hak sahibinin vefat etmesi halinde, devlet mirasçılardan herhangi bir ÖTV veya KDV talep edemez. Kesilen cezalar hukuka aykırıdır.

Bu durumdaki aileler, karşılarına çıkan vergi borçlarına ve cezalara karşı bu güncel Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu kararını (Esas No: 2025/21, Karar No: 2026/1) emsal göstererek yasal haklarını arayabilir, haksız tarhiyatların iptalini sağlayabilirler. Hukuk devleti ilkesinin güçlü bir yansıması olan bu karar, vergi uygulamalarında kanuniliğin ve vatandaşın kazanılmış haklarının her türlü idari düzenlemenin üstünde olduğunu bir kez daha tescil etmiştir.

Çetin – Barut Hukuk Bürosu olarak engelli araçlarına ilişkin süreci hukuki zeminde titizlikle yürütüyor, güncel düzenlemeleri ve mahkeme içtihatlarını dikkate alarak hareket ediyoruz.

Aracınızın vergilendirmesinde hata olduğunu düşünüyorsanız, haklarınızı kaybetmeden bizimle iletişime geçin.

– Av. Ahmet Daşdemir