Mobbing Nedeniyle İdareye Karşı Manevi Tazminat Davası

Kamu kurumlarında çalışma barışını bozan, memurun ruh sağlığını, aile yaşantısını ve mesleki itibarını zedeleyen en önemli sorunların başında mobbing gelmektedir. Hukuk literatüründe “psikolojik taciz” olarak adlandırılan bu süreç, sadece bireysel bir çatışma değil, aynı zamanda Anayasa’da yer alan hakların ihlalidir.

1. Mobbing Nedir? Hukuki Tanımı ve Temel Unsurları

Mobbing, bir veya birkaç kişi tarafından, diğer bir kişiye yönelik olarak, belirli bir süre boyunca sistematik biçimde uygulanan; yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan kötü niyetli davranışlar bütünüdür. Bir eylemin sadece “kaba” veya “haksız” olması, onun hukuk önünde mobbing olarak nitelendirilmesi için yeterli değildir.

Yargıtay ve Danıştay kararları ışığında, bir fiilin mobbing sayılabilmesi için şu dört temel unsurun bir arada bulunması şarttır:

  • Süreklilik: Taciz edici davranışlar anlık bir öfke patlaması veya münferit bir tartışma olmamalıdır. Olayların zamana yayılması (genellikle 6 ay ve üzeri) beklenir.

  • Sistematik Oluş: Davranışların tesadüfi değil, belli bir plan dahilinde ve hedef odaklı (bezdirme, istifaya zorlama, emekliliğe sevk etme) tekrarlanmasıdır.

  • Kasıtlılık: Uygulanan yöntemlerin (tecrit etme, görev vermeme, kapasite üstü iş yükleme) bilerek ve isteyerek, mağduru yıldırmak amacıyla yapılmasıdır.

  • Olumsuz Sonuç: Memurun ruhsal sağlığının bozulması, mesleki özgüveninin sarsılması veya stres kaynaklı fiziksel şikayetlerin (gastrit, panik atak, uyku bozukluğu vb.) baş göstermesi gerekir.

2. İdare Hukukunda Mobbingin Yasal Dayanakları

Hukuk devletinde idare, çalışanının maddi ve manevi varlığını korumakla yükümlüdür. Mobbing ile mücadelede dayandığımız temel mevzuat şunlardır:

Anayasal Dayanaklar

  • Anayasa Madde 17: “Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.” İdare, bu hakkı ihlal eden uygulamalara göz yumamaz.

  • Anayasa Madde 125: İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.

Kanuni ve İdari Mevzuat

  • 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu (Madde 10): Amirler, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranmak, yetkilerini kanunların sınırları içinde kullanmak zorundadır.

  • 2011/2 Sayılı Başbakanlık Genelgesi: “İşyerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi” konulu bu genelge, mobbing ile mücadelenin tüm kamu kurumları için bir görev olduğunu açıkça ilan etmiştir.

  • Türk Borçlar Kanunu (Madde 417): İşverenin (kamu idaresinin), çalışanın kişilik haklarını koruma, dürüstlük ilkelerine uygun bir hizmet ortamı sağlama ve çalışanları psikolojik tacize karşı savunma borcu vardır.

3. İdareye Karşı Manevi Tazminat Davası (Tam Yargı Davası)

Mobbing mağduru bir memur, uğradığı manevi yıkımın telafisi için idare aleyhine “Tam Yargı Davası” açabilir. Burada en kritik hukuki bilgi şudur: Dava, mobbingi bizzat uygulayan amire karşı değil, ilgili kamu kurumuna karşı açılır.

Anayasa’nın 129/5. maddesi gereğince, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları ancak idare aleyhine açılabilir. İdare, mahkeme kararıyla tazminat ödedikten sonra, bu tutarı kişisel kusuru bulunan amire/memura “rücu” eder (geri ister).

Dava Öncesi İdari Başvuru Şartı

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) Madde 13 uyarınca doğrudan dava açılamaz. Süreç şöyle işler:

  1. Yazılı Başvuru: Mağdur memur, kuruma dilekçe vererek maruz kaldığı mobbing eylemlerini detaylandırır ve tazminat talep eder.

  2. Cevap Süresi: İdare 30 gün içinde cevap vermelidir.

  3. Dava Açma: Talebin reddi veya 30 gün içinde cevap verilmemesi (zımnen ret) durumunda, 60 gün içinde İdare Mahkemesi’nde dava açılmalıdır.

4. Mobbingin İspatında Kullanılacak Deliller

İdari yargıda kural olarak ispat yükü iddia edene aittir. Ancak mobbing, genellikle kapalı kapılar ardında, tanığı olmayan veya diğer çalışanların “başım yanmasın” düşüncesiyle sessiz kaldığı ortamlarda gerçekleşir. Danıştay, bu zorluğun farkında olarak “belirtilerin varlığı halinde karine” ilkesini uygulayabilmektedir.

Mobbing iddiasını güçlendirecek en etkili deliller:

  • Sağlık ve Psikiyatri Raporları: Yaşanan sürecin yarattığı psikolojik tahribatı kanıtlayan devlet hastanesi veya üniversite hastanesi raporları en güçlü delildir.

  • Mobbing Günlüğü: Olayların tarih, saat, yer ve aktörler belirtilerek düzenli olarak not edilmesi. (Yargıtay ve Danıştay bu notları “hayatın olağan akışına uygunluk” çerçevesinde yan delil sayar).

  • Yazışmalar: E-postalar, WhatsApp mesajları veya resmi yazılardaki aşağılayıcı, iğneleyici üsluplar.

  • Haksız Görevlendirmeler: Liyakate aykırı yer değişiklikleri veya “odadan çıkarma” gibi fiziksel tecrit uygulamaları.

  • Tanık Beyanları: Olaylara şahit olan veya çalışma ortamındaki huzursuzluğu teyit eden mesai arkadaşlarının ifadeleri.

5. Mobbing Kapsamına Giren Somut Davranış Örnekleri

Hangi davranışların mobbing teşkil ettiği konusunda Danıştay kararları yol göstericidir. İşte en sık rastlanan örnekler:

  1. Mesleki Sabotaj: Memura uzmanlık alanı dışındaki, eğitimine uygun olmayan çok alt düzey işlerin verilmesi (Örn: Bir avukata veya mühendise sadece arşivleme ve fotokopi işi yaptırılması).

  2. İzolasyon ve Tecrit: Memurun çalışma masasının herkesin göremeyeceği bir yere taşınması, sosyal etkinliklere veya iş toplantılarına davet edilmemesi.

  3. Aşırı İş Yükü veya İşsiz Bırakma: Kişiye yetişemeyeceği kadar çok iş verip hata yapmasını beklemek veya tam tersine hiçbir iş vermeyerek kendisini işe yaramaz hissettirmek.

  4. Disiplin Silahının Kötüye Kullanımı: Çok kısa aralıklarla, sudan sebeplerle sürekli disiplin soruşturması açılması ve savunma istenmesi.

  5. Kişilik Haklarına Saldırı: Özel yaşamıyla ilgili dedikodu yayılması, lakap takılması veya diğer personelin önünde sürekli azarlanması.

6. Manevi Tazminat Miktarının Belirlenmesi

Mahkemeler, mobbing nedeniyle hükmedilecek manevi tazminat miktarını belirlerken şu kriterleri esas alır:

  • Eylemin Süresi ve Ağırlığı: Tacizin ne kadar sürdüğü ve ne kadar sert yöntemlerle yapıldığı.

  • Mağdurun Sosyal ve Ekonomik Durumu: Kişinin kariyerinde yaşadığı duraksama ve kıdemi.

  • Zararın Büyüklüğü: Psikolojik yıkımın derinliği (Örn: Tedavi gerekip gerekmediği).

  • Caydırıcılık: Tazminat miktarı, idarenin bir daha benzer bir hizmet kusuru işlememesi için caydırıcı; mağdur için ise bir nebze olsun “soğutucu” nitelikte olmalıdır.

7. Mobbing Sürecinde Sıkça Sorulan Sorular

Mobbing uygulayan amirime hapis cezası verilir mi?

Evet, mobbing eylemi Türk Ceza Kanunu kapsamında “Görevi Kötüye Kullanma”, “Eziyet” veya “Hakaret” suçlarını oluşturabilir. Ancak kamu görevlisi hakkında soruşturma açılabilmesi için 4483 sayılı Kanun uyarınca yetkili merciden soruşturma izni alınması zorunludur.

İstifa etsem tazminat alabilir miyim?

Memuriyetten istifa halinde kural olarak tazminat ödenmez. Ancak mobbing, memuru istifaya zorlayan bir “hizmet kusuru” olduğu için, ayrıldıktan sonra açılacak bir tam yargı davasında bu durum tazminat sebebi sayılabilir. Yine de hukuki tavsiyemiz, görevdeyken süreci başlatmaktır.

Sadece bir kez yaşanan sert bir tartışma mobbing midir?

Hayır. Mobbingin en temel kriteri sürekliliktir. Tekil bir olay disiplin soruşturmasına veya hakaret davasına konu olabilir ancak “psikolojik taciz” olarak nitelendirilmez.

Profesyonel Hukuki Desteğin Önemi

Mobbing, sadece bir yönetim hatası değil, modern çağın bir “işyeri vebası” ve ağır bir insan hakları ihlalidir. Sessiz kalmak, idarenin bu hukuksuz eylemlerini meşrulaştırmasına ve tacizin dozunun artmasına neden olur. Mağdurların en büyük hatası, süreci “geçici bir şanssızlık” olarak görüp hukuki haklarını kullanmakta gecikmeleridir.

Çetin & Barut Hukuk Bürosu, Ankara merkezli yapısı ve idare hukuku alanındaki tecrübesiyle, kamu kurumlarındaki karmaşık mobbing vakalarını titizlikle analiz etmektedir. Delillerin hukuka uygun şekilde tasnif edilmesinden idari başvuruların stratejik yönetimine, İdare Mahkemesi süreçlerinden rücu davalarına kadar her aşamada mağdur kamu görevlilerinin yanındayız.