12. Yargı Paketi Kanun Teklifi Neler İçeriyor

12. Yargı Paketi Kanun Teklifi Nedir?

12. Yargı Paketi Kanun Teklifi, resmi adıyla “Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, yargılama süreçlerinin hızlandırılması, mahkemelerin iş yükünün azaltılması, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları sonrasında ortaya çıkan hukuki boşlukların giderilmesi amacıyla hazırlanmıştır.

Teklif; hukuk yargılaması, icra ve iflas hukuku, idari yargı, ceza muhakemesi, tazminat hukuku, noterlik işlemleri, adli tıp yapılanması ve kişisel verilerin korunması gibi çok sayıda alanı ilgilendiren kapsamlı değişiklikler içermektedir. Bu nedenle 12. Yargı Paketi Kanun Teklifi, yalnızca avukatlar ve yargı mensupları için değil; dava açmayı düşünen kişiler, kamu kurumlarından alacağı bulunanlar, tazminat talebinde bulunanlar ve idari işlemle karşılaşan vatandaşlar bakımından da önemli sonuçlar doğurabilecek niteliktedir.

Bu yazıda, 12. Yargı Paketi Kanun Teklifi ile getirilen başlıca yenilikler, uygulamada doğurabileceği etkiler ve dikkat edilmesi gereken geçiş hükümleri ele alınmaktadır.

Belirsiz Alacak Davası Kaldırılıyor

12. Yargı Paketi Kanun Teklifi’nin en dikkat çeken düzenlemelerinden biri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davasının yürürlükten kaldırılmasıdır. Belirsiz alacak davası, alacağın miktarının dava açıldığı tarihte tam ve kesin olarak belirlenemediği hallerde davacıya önemli bir koruma sağlamaktaydı. Özellikle zamanaşımının alacağın tamamı bakımından kesilmesi, bu dava türünün en önemli avantajlarından biriydi.

Ancak uygulamada hangi alacakların belirsiz alacak davasına konu edilebileceği hususunda ciddi tartışmalar yaşanmış; bu tartışmalar zaman zaman davaların usulden reddine ve hak kayıplarına yol açmıştır. Teklif ile belirsiz alacak davası kaldırılırken, aynı hukuki korumanın kısmi dava üzerinden sağlanması amaçlanmaktadır.

Buna göre kısmi dava açan taraf, tahkikat sona erinceye kadar bir defaya mahsus olmak üzere alacağın kalan kısmını talep edebilecektir. Bu talep, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmayacak ve artırılan kısım bakımından da zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacaktır. Böylece işçilik alacakları, trafik kazası tazminatları, destekten yoksun kalma talepleri, maluliyet tazminatları ve benzeri hesaplamaya dayalı davalarda dava stratejisi önemli ölçüde değişecektir.

Burada dikkat edilmesi gereken husus, değişiklikten önce açılmış belirsiz alacak davalarının eski hükümlere göre görülmeye devam edecek olmasıdır. Bu geçiş hükmü, mevcut davalarda doğabilecek hak kayıplarını önlemeye yöneliktir.

Duruşmalar Arasına Üç Ay Sınırı Getiriliyor

Teklif ile yazılı yargılama usulünün uygulandığı hukuk davalarında duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak üç aydan uzun olamayacağı düzenlenmektedir. Bu düzenleme, makul sürede yargılanma hakkını güçlendirmeyi ve dosyaların uzun süre duruşma beklemesini önlemeyi amaçlamaktadır.

Ancak bilirkişi incelemesinin uzaması, istinabe yoluyla işlem yapılması veya dosyanın niteliğinden kaynaklanan zorunlu hallerde hâkim daha uzun bir duruşma günü verebilecektir. Bu durumda gerekçenin somut şekilde duruşma tutanağına yazılması gerekecektir. Dolayısıyla mahkemelerin yoğunluğu tek başına yeterli gerekçe olarak kabul edilmeyebilecek; gecikmenin dosya özelinde açıklanması gerekecektir.

İdare Aleyhine İlamlı İcra Takibinden Önce Başvuru Zorunluluğu

12. Yargı Paketi Kanun Teklifi, idare aleyhine hükmedilen para alacakları, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri bakımından da önemli bir yenilik getirmektedir. Teklife göre idare aleyhine alınan ilamlar için doğrudan icra takibi yapılamayacak; öncelikle idareye yazılı başvuru yapılması ve banka hesap numarasının bildirilmesi gerekecektir.

İdareye yapılan başvurudan itibaren bir ay içinde ödeme yapılmazsa, alacaklı ilamlı icra takibi başlatabilecektir. Bu düzenlemenin amacı, gereksiz icra takiplerinin önlenmesi ve kamu idaresine ödeme için makul süre tanınmasıdır.

Uygulamada özellikle kamu kurumları aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin tahsilinde bu düzenleme önem kazanacaktır. Alacaklı vekillerinin, icra takibinden önce başvuru dilekçesi, IBAN bilgisi, karar örneği, kesinleşme durumu ve faiz hesabını içeren eksiksiz bir başvuru yapması gerekecektir.

Ortaklığın Giderilmesi Davalarında Mirasçılara Öncelik

İcra ve İflas Kanunu’nda yapılması öngörülen değişikliklerden biri de ortaklığın satış suretiyle giderilmesine ilişkindir. Tüm maliklerin taşınmazı miras yoluyla edindiği ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı hallerde, ilk açık artırma yalnızca malik mirasçılar arasında yapılacaktır.

Bu ilk artırmada tekliflerin muhammen bedelin yüzde yüzü üzerinden başlaması öngörülmektedir. İlk artırmada alıcı çıkmazsa ikinci artırma genel hükümlere göre herkese açık şekilde yapılacak ve olağan satış baremleri uygulanacaktır.

Düzenleme, miras yoluyla intikal eden taşınmazların üçüncü kişilere düşük bedelle geçmesini önlemeyi ve mirasçıların mülkiyet hakkını korumayı amaçlamaktadır. Bununla birlikte, paydaşların teminat yatırmadan ihaleye katılma imtiyazı kaldırılmakta; ihaleyi kötü niyetli şekilde sabote eden kişilere karşı da ek yaptırımlar getirilmektedir. En yüksek teklifi verip süresi içinde ihale bedelini yatırmayan kişiye, teklif ettiği bedelin yüzde beşi oranında idari para cezası uygulanabilecektir.

İdari Yargıda Tek Hâkimle Görülecek Davalar Artıyor

12. Yargı Paketi Kanun Teklifi, idari yargıda tek hâkimle çözümlenecek dava alanını genişletmektedir. 2026 yılı için parasal sınır 486.000 TL olarak belirlenmekte; bunun yanında bazı uyuşmazlık türlerinin heyet yerine tek hâkim tarafından karara bağlanması öngörülmektedir.

Öğrencilerin ilişik kesme ve uzaklaştırma sonucunu doğurmayan disiplin cezaları, not tespiti, yurt, kredi ve burs işlemleri; kamu görevlilerinin geçici görevlendirme, yolluk, lojman, izin işlemleri ve uyarma cezaları bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Bu değişiklik, idari davaların daha hızlı sonuçlanmasını sağlayabilir. Ancak tek hâkimle görülen bazı davalarda kanun yolu denetimi sınırlanabileceğinden, dava açmadan önce uyuşmazlığın hangi yargılama usulüne tabi olacağı dikkatle değerlendirilmelidir.

İdari Yargıda Kaldırma Kararı Sonrası Temyiz Hakkı

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda, bölge idare mahkemelerinin ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeniden karar verdiği hallerde Danıştay’da temyiz yoluna başvurulabilmesi öngörülmektedir. Bu düzenleme, hükmün denetlenmesini talep etme hakkını güçlendiren önemli bir yeniliktir.

Ancak bu hak sınırsız değildir. Tek hâkimle görülen davalar ile bazı özel kanunlardan doğan uyuşmazlıklar bakımından kaldırma kararı sonrası yeniden hüküm kurulsa dahi temyiz yolu kapalı tutulmaktadır. Bu yönüyle düzenleme, hak arama özgürlüğü ile yargılamaların makul sürede tamamlanması amacı arasında denge kurmaya çalışmaktadır.

Ceza Muhakemesinde Kişisel Verilerin Korunması

Teklif, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda kişisel verilerin korunmasına ilişkin önemli düzenlemeler de içermektedir. Moleküler genetik inceleme sonuçlarının kimlik bilgilerinden arındırılarak saklanması, belirli hallerde imha edilmesi ve ilgilinin silme talebinde bulunabilmesi öngörülmektedir.

Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi halinde genetik veriler derhal yok edilecektir. Mahkûmiyet, davanın reddi veya davanın düşmesi gibi diğer hallerde ise veriler, kararın kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl sonra Cumhuriyet savcısı huzurunda imha edilecektir.

Benzer şekilde, bilgisayar, bilgisayar programı ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma işlemleri sonucunda elde edilen verilerin adli emanette saklanması; kovuşturmaya yer olmadığı veya mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren on beş yıl sonra yok edilmesi düzenlenmektedir. İlgililer, verilerin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması halinde hâkim veya mahkemeden silme talep edebilecektir.

HAGB Bazı Suçlarda Uygulanmayacak

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu tamamen kaldırılmamakta; ancak işkence, eziyet ve kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği, Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele olarak değerlendirilebilecek suçlar bakımından uygulanamayacağı düzenlenmektedir.

Ayrıca HAGB kararlarına karşı kanun yolu denetimi güçlendirilmektedir. Bu sayede HAGB kararlarının yalnızca şekli yönden değil, usul ve esas bakımından da denetlenebilmesi amaçlanmaktadır.

Tazminat Davalarında Faiz Başlangıcı Değişiyor

Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesinde yapılacak değişiklikle, destekten yoksun kalma ve çalışma gücü kaybı tazminatlarında faiz başlangıcı yeniden belirlenmektedir. Zarar görenin veya desteğin kazancının bilindiği döneme ilişkin tazminata olay tarihinden itibaren faiz işletilecek; geleceğe yönelik varsayımsal kazanca dayanan bilinmeyen dönem tazminatına ise karar tarihinden itibaren faiz uygulanacaktır.

Bu düzenleme özellikle trafik kazası, iş kazası, maluliyet ve ölüm nedeniyle açılan tazminat davalarında hesaplama yöntemini doğrudan etkileyecektir. Ayrıca tahkikat başlayıncaya kadar yapılan ödemelerin oransal mahsup yöntemiyle tazminattan düşülmesi öngörülmektedir.

12. Yargı Paketi Kanun Teklifi, birçok farklı kanunda değişiklik öngören kapsamlı bir reform metnidir. Belirsiz alacak davasının kaldırılması, kısmi davanın güçlendirilmesi, idareye karşı icra takibi öncesi başvuru zorunluluğu, idari yargıda tek hâkim alanının genişletilmesi, HAGB ve kişisel veriler konusunda getirilen yenilikler uygulamada ciddi sonuçlar doğuracaktır.

Teklifin kanunlaşması halinde dava stratejileri, icra takip süreçleri, tazminat hesapları ve kanun yolu başvuruları yeniden değerlendirilmelidir. Bu nedenle 12. Yargı Paketi Kanun Teklifi kapsamında hak kaybı yaşanmaması için her somut olayın kendi koşulları içinde hukuki olarak ayrıca incelenmesi önem taşımaktadır.

Çetin & Barut Hukuk Bürosu olarak, 12. Yargı Paketi Kanun Teklifi ile gündeme gelen değişikliklerin dava, icra takibi, idari başvuru ve tazminat süreçlerine etkileri bakımından hukuki değerlendirme ve süreç takibi konusunda profesyonel destek sunmaktayız.