Türkiye’nin kentsel dönüşüm sürecinde, geleneksel “kat karşılığı” modelinin yerini hızla daha profesyonel bir yapı olan hasılat paylaşımı modeli almaktadır. Özellikle büyük ölçekli projelerde arsa sahibi olan şirketler, inşaatın risklerine girmeden projenin satış gelirinden pay almayı tercih etmektedir. Ancak bu model, vergi hukukundan borçlar hukukuna kadar çok ince bir denge üzerine kuruludur. Hasılat paylaşımı sözleşmesinin doğru kurgulanmaması, şirketin […]
Gayrimenkul hukukunda mülkiyetin el değiştirmesi kural olarak tapu sicilindeki tescil ile gerçekleşir. Ancak kat karşılığı inşaat projelerinde süreç çok daha karmaşıktır; arsa sahibi arsasını verir, müteahhit ise henüz ortada olmayan bir yapıyı inşa etmeyi vadeder. Bu süreçte hem arsa sahibini hem de müteahhitten “topraktan daire” alan kişileri koruyan en güçlü zırh, sözleşmenin tapuya şerh edilmesidir. Türk Medeni[…]
Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde veya genel inşaat yapım işlerinde arsa sahiplerinin en büyük kabusu, müteahhidin inşaatı belirli bir aşamada durdurması veya tamamen terk etmesidir. Bu durumda sözleşmeyi feshetmek (bozmak), her zaman en mantıklı yol olmayabilir; zira fesih süreci tapu iptalleri ve tasfiye işlemleriyle yılları bulabilir. İşte bu noktada kanun koyucu, arsa sahibine “sözleşmeyi ayakta tutarak işi bitirme”[…]


