Elektrik Kesintisi Nedeniyle Beyaz Eşya Arızası ve Tazminat Süreci

Elektrik Kesintisi Nedeniyle Beyaz Eşya Arızası ve Tazminat Süreci

Günümüzde hane halkının yaşam kalitesi, büyük ölçüde elektrik enerjisinin sürekliliğine bağlıdır. Ancak şebeke altyapısındaki yetersizlikler, plansız bakım çalışmaları veya ani teknik arızalar nedeniyle meydana gelen elektrik kesintisi olayları, sadece karanlıkta kalmamıza neden olmaz; aynı zamanda buzdolabı, televizyon, çamaşır makinesi gibi yüksek maliyetli beyaz eşyaların elektronik devrelerinde kalıcı hasarlar bırakabilir.

Bu makalede, elektrik kesintisi sonrası yaşanan cihaz arızalarında tüketicilerin sahip olduğu yasal hakları, dağıtım şirketlerinin hukuka aykırı uygulamalarını ve tazminat sürecinin tüm detaylarını 6502 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikler ışığında derinlemesine inceleyeceğiz.

I. Elektrik Dağıtım Şirketinin Hukuki Statüsü ve Sorumluluğu

Elektrik enerjisinin dağıtımı, kamu hizmeti niteliğinde bir faaliyettir ve bu hizmeti sunan tüzel kişiler, “tekel” konumundadır. Tüketici ile dağıtım şirketi arasındaki ilişki, tipik bir abonelik sözleşmesine dayanır. Ancak bu ilişki sadece bir sözleşmeden ibaret değildir; dağıtım şirketi, sunduğu hizmetin kalitesinden kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde sorumludur.

Hukuki Dayanaklar

  • 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun: Bu kanunun 13. ve 15. maddeleri, hizmetin ayıplı ifasını düzenler. Standartlara aykırı bir enerji arzı, doğrudan “ayıplı hizmet” kapsamına girer.

  • Elektrik Piyasası Kanunu: Dağıtım lisansı sahibi şirketlerin, sistemin işletilmesinden ve kalitesinden sorumlu olduğunu vurgular.

  • Kalite Yönetmeliği: Elektrik Piyasasında Dağıtım ve Perakende Satış Faaliyetlerine İlişkin Kalite Yönetmeliği, tüketicinin uğradığı zararların tazmin edilmesine dair usul ve esasları belirleyen en temel ikincil mevzuattır.

II. “Ayıplı Hizmet” Olarak Elektrik Kesintisi ve Voltaj Dalgalanması

Hukuk sistemimizde bir hizmetin “ayıplı” kabul edilmesi için, taraflarca kararlaştırılan veya objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması gerekir. Elektrik dağıtımında bu objektif özellik, enerjinin kesintisiz, sürekli ve belirlenen standart voltaj aralığında (220V – 380V) sunulmasıdır.

Ani bir elektrik kesintisi yaşandığında veya kesinti sonrası enerji tekrar verildiğinde meydana gelen “yüksek gerilim” (overvoltage), cihazların koruma devrelerini aşarak kompresör ve anakart gibi hayati parçalara zarar verir. Bu durum, hizmetin öngörülen teknik standartlarda sunulmadığının en somut göstergesidir.

III. Dağıtım Şirketlerinin Hukuka Aykırı Uygulamaları ve Savunma Analizi

Tazminat başvurularında dağıtım şirketleri, sorumluluktan kaçmak adına genellikle hukuki dayanaktan yoksun savunmalar geliştirmektedir. Bu savunmaların geçersizliğini bilmek, hak arama sürecinde hayati önem taşır:

A. “Bölgede Başka Arıza Kaydı Yok” Savunması

Şirketler sıklıkla, “Aynı trafo bölgesindeki diğer abonelerden benzer bir şikayet gelmediği için arızanın şebeke kaynaklı olmadığı” iddiasını öne sürer. Bu savunma hukuka aykırıdır. Her cihazın marka, model ve teknik hassasiyeti farklıdır. Ayrıca, binadaki iç tesisatın durumu veya o anki faz dağılımı, dalgalanmanın sadece belirli haneleri etkilemesine neden olabilir. Yargıtay kararları, “diğer abonelerin zarar görmemiş olmasının, şikayetçinin zararının şebeke kaynaklı olmadığını kanıtlamayacağını” açıkça belirtmektedir.

B. “İç Tesisat Kusuru” İddiası

Dağıtım şirketleri, topu bina içi tesisata atarak sorumluluğu bina sahibine veya aboneye yüklemeye çalışır. Eğer arıza, bölgedeki bir elektrik kesintisi ile zamanlama olarak örtüşüyorsa, ispat yükü yer değiştirir. Şirketin, arızanın şebekeden değil, münhasıran iç tesisattan kaynaklandığını somut teknik verilerle kanıtlaması gerekir. Sadece varsayımlar üzerinden tazminat reddi yapılamaz.

C. Mücbir Sebep ve Beklenmedik Haller

Yıldırım düşmesi, fırtına veya aşırı kar yağışı gibi durumlar “mücbir sebep” olarak öne sürülür. Dağıtım şirketi, şebekesini olağan dışı hava koşullarına karşı korumakla yükümlüdür. Gerekli koruma önlemlerini almayan bir şirket, doğa olaylarını bahane ederek tazminat ödemekten kaçınamaz.

IV. İspat Süreci: Teknik Servis Raporunun Kritik Rolü

Hukukta “delillerin hasadı” olarak adlandırılan süreç, tazminatın kazanılmasını sağlar. Elektrik kesintisi sonrası cihazı bozulan bir tüketicinin şu belgeleri eksiksiz toplaması gerekir:

  1. Yetkili Servis Fişi: Arızanın nedenini “yüksek gerilim” veya “voltaj dalgalanması” olarak açıkça belirten mühürlü rapor.

  2. Mali Belgeler: Onarım yapıldıysa fatura; onarım mümkün değilse cihazın piyasa değerini gösteren belge.

  3. Kesinti Tutanakları: Muhtarlık veya bölgedeki diğer sakinlerden alınacak, arıza tarihindeki kesintiyi teyit eden beyanlar (Şirket kayıtları eksik olabilir).

V. Adım Adım Tazminat Başvuru Süreci

Tazminat sürecinde usul ekonomisine uygun hareket etmek, süreci hızlandırır.

1. Aşama: Dağıtım Şirketine Yazılı Başvuru

Cihazın arızalandığı tarihten itibaren 30 gün içinde dağıtım şirketine yazılı olarak başvurulmalıdır. Şirket, bu başvuruyu aldığı tarihten itibaren 10 iş günü içinde sonuçlandırmak zorundadır.

2. Aşama: Tüketici Hakem Heyeti (THH) Başvurusu

Şirket talebi reddederse veya yanıtsız bırakırsa, uyuşmazlık bedeline göre ilgili Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurulur.

3. Aşama: Bilirkişi İncelemesi

Heyet, konuyu bir elektrik mühendisine havale eder. Bilirkişi, şebeke kayıtlarını ve cihazın teknik durumunu inceleyerek illiyet bağını (kesinti ile hasar arasındaki bağ) raporlar.

VI. Tazminat Kapsamı ve Amortisman Meselesi

Tazminat miktarı belirlenirken tüketicilerin dikkat etmesi gereken en önemli husus “gerçek zarar” ilkesidir.

Zarar Türü Tazminat Şekli
Onarılabilir Cihaz Parça değişimi + Servis ücreti + KDV
Onarılamaz (Pert) Cihaz Cihazın arıza tarihindeki rayiç bedeli (Amortisman düşülebilir)
Gıda Hasarı Buzdolabındaki bozulmuş gıdaların bedeli (Somut delil şarttır)

Dağıtım şirketleri genellikle cihazın 10 yıllık olduğunu öne sürerek çok düşük ödemeler teklif eder. Ancak hukukumuzda “eskiyi yeni ile değiştirme” yasağı bulunsa da, tüketicinin zararı karşılanırken piyasadan benzer özelliklerde bir cihaz alabilmesine olanak tanınacak makul bir bedel takdir edilmelidir.

VII.Tüketici Bilinci ve Hak Arama Kararlılığı

Elektrik kesintisi sonucu buzdolabı bozulan bir vatandaşın yaşadığı mağduriyet, sadece ekonomik bir kayıp değil, aynı zamanda mülkiyet hakkına yapılmış bir müdahaledir. Dağıtım şirketlerinin karmaşık prosedürleri ve “sorumluluk bizde değil” şeklindeki standart yanıtları, tüketicileri hak aramaktan caydırmamalıdır.

Hukuki süreçte en önemli silahınız, zamanında alınmış bir teknik servis raporu ve kararlı bir duruştur. Unutmayın ki, kaliteli ve kesintisiz enerji almak lütuf değil, ödediğiniz bedelin yasal karşılığıdır.

Profesyonel Hukuki Destek

Elektrik kesintisi ve buna bağlı voltaj dalgalanmaları nedeniyle yaşanan cihaz arızaları, sadece basit bir teknik sorun değil; mülkiyet hakkınızın ve tüketici haklarınızın doğrudan ihlalidir. Dağıtım şirketlerinin “sistemde kayıt yok” veya “iç tesisat hatası” gibi standart gerekçelerle talepleri reddetmesi, sürecin sonu değil, hukuki mücadelenin başlangıcıdır.

İdare ve özel hukuk tüzel kişileri tarafından yapılan bu değerlendirmelerin mutlak doğru olmadığını, Tüketici Hakem Heyetleri ve mahkemeler nezdinde yapılan bilirkişi incelemeleriyle birçok haksız reddin iptal edildiğini bilmek gerekir.

Çetin & Barut Hukuk Bürosu olarak, bu konularda profesyonel hukuki destek sunmaktayız. Emeğinizin korunması için sürecin uzman hukukçular nezaretinde yürütülmesi, başarı şansınızı artıracaktır.