Yeni Varlık Barışı 7582 Sayılı Kanun Neler Getirdi?

Türkiye’nin vergi ve yatırım politikalarını doğrudan etkileyen 7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 4 Haziran 2026 tarihli ve 33270 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. Kamuoyunda özellikle yeni varlık barışı düzenlemesiyle öne çıkan Kanun; yurt dışındaki sermayenin Türkiye’ye getirilmesinden kamu borçlarının taksitlendirilmesine, nitelikli hizmet merkezlerinden teknogirişim şirketlerine kadar geniş bir alanda önemli değişiklikler içeriyor.

7582 sayılı Kanun yalnızca kayıt dışı varlıkların ekonomiye kazandırılmasını amaçlayan bir vergi düzenlemesi değildir. Kanunun bütününe bakıldığında Türkiye’nin küresel sermaye, nitelikli iş gücü, teknoloji yatırımları ve uluslararası şirket operasyonları açısından daha rekabetçi bir merkez hâline gelmesini amaçlayan kapsamlı bir teşvik paketi oluşturulduğu görülmektedir.

Yeni Varlık Barışı Hangi Varlıkları Kapsıyor?

7582 sayılı Kanun ile Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen geçici 19. madde kapsamında yeni varlık barışı düzenlemesi yürürlüğe girdi. Düzenlemenin temel amacı, yurt dışında bulunan varlıkların Türkiye’ye getirilmesini ve Türkiye’de bulunduğu hâlde işletmelerin kanuni defter kayıtlarında yer almayan kıymetlerin kayıt altına alınmasını teşvik etmektir.

Gerçek ve tüzel kişiler, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını 31 Temmuz 2027 tarihine kadar Türkiye’deki banka veya aracı kurumlara bildirebilir. Gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri ise Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan aynı nitelikteki varlıklarını yine bu tarihe kadar beyan edebilir.

Bu yönüyle yeni varlık barışı, yalnızca yurt dışından Türkiye’ye sermaye girişini destekleyen bir mekanizma değildir. Aynı zamanda şirket bilançolarında bulunmayan kıymetlerin yasal kayıtlara alınmasına ve işletmelerin finansal yapılarının daha şeffaf hâle gelmesine imkân tanımaktadır.

Vergi Oranı Yatırım Süresine Göre Değişiyor

Önceki uygulamalardan farklı olarak yeni varlık barışı, bildirilen varlığın yalnızca sisteme dâhil edilmesini değil, belirli yatırım araçlarında tutulmasını da teşvik ediyor. Bildirilen varlıklar üzerinden genel olarak yüzde 5 oranında vergi alınacak. Ancak varlıkların belirli sürelerle Türkiye’de değerlendirilmesinin taahhüt edilmesi hâlinde bu oran kademeli olarak düşecek.

Taahhüt Süresi Uygulanacak Vergi Oranı
En az 5 yıl %0
En az 4 yıl %1
En az 3 yıl %2
En az 2 yıl %3
En az 1 yıl %4
Taahhüt verilmemesi %5

İndirimli vergi oranlarından yararlanılabilmesi için bildirilen varlıkların vadeli hesaplarda, devlet iç borçlanma senetlerinde, kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında değerlendirilmesi gerekiyor.

Özellikle girişim sermayesi yatırım fonlarının kapsama alınması, yeni varlık barışı düzenlemesinin teknoloji ve yatırım ekosistemi açısından taşıdığı önemi artırıyor. Böylece Türkiye’ye getirilen sermayenin yalnızca mevduat hesaplarında tutulması değil, yeni girişimlere ve büyüme potansiyeli taşıyan şirketlere yönlendirilmesi de amaçlanıyor.

Bununla birlikte, 1 Ocak 2027 ile 31 Temmuz 2027 tarihleri arasında yapılacak bildirimlerde oranların yarım puan artırımlı uygulanacağı dikkate alınmalıdır. Bu nedenle bildirim tarihinin belirlenmesi, uygulanacak vergi oranı bakımından önem taşımaktadır.

Vergi İncelemesi Koruması Nasıl Uygulanacak?

Yeni varlık barışı kapsamında en fazla dikkat çeken konulardan biri, bildirilen varlıklara ilişkin vergi incelemesi korumasıdır. Kanunda belirtilen şartların yerine getirilmesi hâlinde bildirilen varlıklara isabet eden tutarlar bakımından vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır.

Ancak bu koruma, mükellefin tüm geçmiş işlemleri bakımından sınırsız bir dokunulmazlık sağlamaz. Koruma yalnızca bildirilen varlıklara isabet eden tutarlar için geçerlidir. Varlıkların süresi içinde Türkiye’ye getirilmesi, ilgili hesaplara yatırılması ve tahakkuk eden vergilerin zamanında ödenmesi gerekir.

Diğer nedenlerle başlatılan incelemelerde bulunan matrah farkının bildirilen varlıklardan kaynaklandığının tespit edilmesi hâlinde de bildirim tutarı dikkate alınacaktır. Bildirilen tutarın matrah farkını karşılaması durumunda tarhiyat yapılmayacak; bildirilen varlığın yetersiz kalması hâlinde yalnızca aşan kısım üzerinden işlem tesis edilebilecektir.

Türkiye’ye Yerleşenlere 20 Yıllık Vergi İstisnası

7582 sayılı Kanun’un dikkat çeken yeniliklerinden biri de Türkiye’ye yerleşen gerçek kişilere yönelik gelir vergisi istisnasıdır. Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen mükerrer 20/D maddesiyle, belirli şartları taşıyan kişilerin Türkiye dışında elde ettiği kazanç ve iratlar 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna tutulacaktır.

Bu imkândan yararlanmak isteyen kişilerin Türkiye’ye yerleşmiş sayılmadan önceki son üç takvim yılında Türkiye’de ikametgâhının ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması gerekiyor. Şartları sağlayan gerçek kişilerin yurt dışında elde ettikleri kazançlar için yıllık gelir vergisi beyannamesi vermesi veya bu gelirleri Türkiye’deki diğer gelirleri nedeniyle verecekleri beyannamelere eklemesi gerekmeyecek.

Ayrıca istisna süresi içinde gerçekleşen veraset yoluyla intikallerde veraset ve intikal vergisi oranı yüzde 1 olarak uygulanacak. Bu düzenleme, yeni varlık barışı ile birlikte değerlendirildiğinde Türkiye’ye sermaye ve nitelikli insan kaynağı çekme hedefinin önemli parçalarından biri olarak öne çıkıyor.

Nitelikli Hizmet Merkezi Modeli Nedir?

Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’na eklenen düzenlemeyle Türk hukukuna “nitelikli hizmet merkezi” kavramı kazandırıldı. Bu model, uluslararası şirketlerin finans, yönetim, teknoloji, veri analizi, insan kaynakları ve operasyonel destek hizmetlerini Türkiye üzerinden yürütmesini teşvik etmeyi amaçlıyor.

Bir sermaye şirketinin nitelikli hizmet merkezi sayılabilmesi için en az üç farklı ülkede aktif olarak faaliyet gösteren ilişkili şirketlere veya bir şirketler topluluğuna hizmet vermesi gerekiyor. Ayrıca yıllık hasılatının en az yüzde 80’inin yurt dışındaki ilişkili şirketlerden elde edilmesi şartı aranıyor.

Bu merkezlerde çalışan nitelikli hizmet personelinin ücretlerinin brüt asgari ücretin üç katını aşmayan kısmı gelir vergisinden istisna olacak. Endüstri bölgelerinde ve İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren merkezlerde ise bu sınır brüt asgari ücretin beş katına kadar çıkacak.

Nitelikli hizmet merkezlerinin yalnızca bu faaliyetleri kapsamında yurt dışından elde ettiği kazançların yüzde 95’i kurum kazancından indirilebilecek. Belirli endüstri bölgelerinde ve İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren şirketler için indirim oranı yüzde 100 olarak uygulanacak. Söz konusu avantajlar, faaliyete geçilen hesap döneminden itibaren 20 hesap dönemi boyunca devam edecek.

Hukuki Danışmanlık Hizmetlerinde Yerel Koruma

Nitelikli hizmet merkezleri tarafından sunulabilecek hizmetler arasında hukuk danışmanlığı da bulunuyor. Bununla birlikte yurt içi faaliyetlere veya Türk hukukuna ilişkin hukuki danışmanlık hizmetlerinin yalnızca 1136 sayılı Avukatlık Kanunu kapsamında hizmet verebilecek avukatlar veya avukatlık ortaklıkları tarafından sunulması gerekiyor.

Bu sınırlama, küresel hizmet merkezlerinin Türkiye’de faaliyet göstermesine imkân tanırken Türk hukukuna ilişkin danışmanlık hizmetlerinin yetkili meslek mensupları tarafından yürütülmesini güvence altına alıyor.

Üretim ve Tarım Kazançlarında Yüzde 12,5 Vergi Oranı

7582 sayılı Kanun ile sanayi sicil belgesine sahip ve fiilen üretim faaliyetiyle uğraşan kurumların yalnızca üretim faaliyetlerinden elde ettiği kazançlar için kurumlar vergisi oranı yüzde 12,5 olarak belirlendi. Aynı oran zirai üretim faaliyetlerinden elde edilen kazançlar için de uygulanacak.

2027 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerinde uygulanacak bu düzenleme, yerli üretimin desteklenmesi ve maliyet baskısının azaltılması bakımından önem taşıyor. Yeni varlık barışı ile sermaye girişinin desteklenmesi amaçlanırken üretim kazançlarına ilişkin oran indirimiyle reel sektörün yatırım kapasitesinin artırılması hedefleniyor.

Teknogirişimler İçin Yeni Finansman Alanı

Teknogirişim rozeti bulunan halka açık olmayan şirketler için paya dönüştürülebilir borç sözleşmelerine dayalı şarta bağlı sermaye artırımlarında Türk Ticaret Kanunu’nun şarta bağlı sermaye artırımına ilişkin hükümleri uygulanmayacak.

Bu düzenleme, yatırımcıların teknoloji şirketlerine daha esnek finansman modelleriyle yatırım yapmasını kolaylaştırabilir. Özellikle erken aşamadaki girişimlerin değerleme süreçlerinin henüz netleşmediği dönemlerde kullanılan paya dönüştürülebilir borç sözleşmeleri bakımından önemli bir hareket alanı oluşturulmuştur.

Ayrıca kuluçka girişimcisi olmaya hak kazanan girişimciler tarafından kurulan ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenecek dijital şirket tanımına uygun işletmeler, kuruluş tarihinden itibaren üç yıla kadar oda ve borsa ücretleri ile aidatlarından muaf tutulacak.

Kamu Borçlarında 72 Aya Kadar Tecil İmkânı

7582 sayılı Kanun ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da da değişiklik yapıldı. Kamu alacaklarının tecil ve taksitlendirilmesinde azami süre 36 aydan 72 aya çıkarıldı. Teminat aranmadan tecil edilebilecek tutar ise 1 milyon TL olarak düzenlendi.

Bu değişiklik bir borç affı değildir. Vergi borçlarının veya diğer kamu alacaklarının kendiliğinden silinmesini sağlamaz. Ancak ödeme güçlüğü yaşayan mükelleflerin borçlarını daha uzun vadeye yayabilmesine ve 1 milyon TL’ye kadar teminat göstermeden tecil talep edebilmesine imkân tanır.

İstanbul Finans Merkezi İçin 2047 Perspektifi

7582 sayılı Kanun, İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren katılımcılar bakımından da önemli değişiklikler içeriyor. Finansal hizmet ihracatından elde edilen kazançlara uygulanan yüzde 100 indirimin süresi 2047 yılına kadar uzatıldı. Finansal faaliyet harçlarına ilişkin muafiyet süresi ise 20 yıla çıkarıldı.

Ayrıca düzenlemenin kapsamı yalnızca finansal kuruluşlarla sınırlı tutulmadı. Katılımcı kavramının genişletilmesiyle yazılım, danışmanlık ve operasyonel hizmetler gibi tamamlayıcı sektörlerin de İstanbul Finans Merkezi ekosistemine daha güçlü biçimde dâhil olması amaçlandı.

Uygulama Sürecinde Nelere Dikkat Edilmeli?

Yeni varlık barışı, doğru planlandığında hem bireysel yatırımcılar hem de şirketler açısından önemli avantajlar sunabilir. Bununla birlikte her mükellefin mali yapısı, varlıklarının niteliği, bildirim tarihi ve yatırım araçlarına ilişkin tercihleri farklıdır.

Özellikle indirimli vergi oranlarından yararlanmak isteyen kişilerin yatırım süresine ilişkin taahhütlerini dikkatli biçimde değerlendirmesi gerekir. Ayrıca uygulamaya ilişkin usul ve esasların ikincil mevzuat, genel tebliğler ve idari düzenlemelerle ayrıntılandırılması beklenmektedir.

7582 sayılı Kanun ile getirilen yeni varlık barışı, sermayenin kayıt altına alınmasını teşvik eden klasik modellerin ötesine geçerek yatırımı, teknoloji ekosistemini ve uzun vadeli sermaye hareketlerini birlikte ele alan yeni bir yaklaşım ortaya koymaktadır.

7582 sayılı Kanun’un getirdiği bu karmaşık muafiyetler, süre uzatımları ve özellikle asgari kurumlar vergisi istisnaları gibi teknik detaylar, şirketler ve bireysel yatırımcılar için üst düzey bir planlama gerektirmektedir. Hak kayıplarının önüne geçmek, geçiş süreçlerini doğru yönetmek ve yeni varlık barışı avantajlarından en verimli şekilde yararlanmak için süreçlerin bir uzman eşliğinde yürütülmesi hayati önem taşır. Bu kapsamda, vergi hukukuna ilişkin tüm karmaşık hususlar ve stratejik yasal süreçleriniz için Çetin & Barut Hukuk Bürosuna danışarak profesyonel destek alabilirsiniz.

Av. Ahmet DAŞDEMİR