Ülkemizde eğitim ve öğretim kurumlarının sayısının giderek arttığı herkesçe bilinen bir gerçektir. İlkokuldan başlayan eğitim ve öğretim süreci, yükseköğretim seviyesine kadar devam etmektedir. Üniversitelerde öğretmen, araştırma görevlisi, doktor öğretim üyesi ve doçent gibi akademik unvanlarla görev yapan kişiler, bilimsel bilginin yeni kuşaklara aktarılmasında önemli bir rol üstlenmektedir.
Üniversitelerin yaygınlaştığı günümüzde, akademik kariyer basamaklarının en önemlilerinden biri doçent unvanı elde etmektir. Bu unvana sahip olabilmek için birtakım şartların yerine getirilmesi gerektiği kanun ve yönetmeliklerde düzenlenmiştir. Ancak tüm şartları sağlamanıza rağmen jüri değerlendirmesinin olumsuz olması halinde doçent unvanını elde etmeniz engellenebilir. Peki, bu durumda hukuken ne yapılabilir?
Hukuk devleti ilkesi gereğince, idarenin her işleminin hukuki bir zemine dayanması ve makul gerekçelerle açıklanabilir olması gerekir. Objektif ve nesnel değerlendirmeden uzak şekilde tesis edilen jüri işlemlerinin yargı yoluyla denetlenmesi mümkündür.
Doçent Unvanı İçin Gerekli Şartlar Nelerdir?
Doçent unvanına ilişkin düzenlemelerin temel kanuni dayanağı, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve Doçentlik Yönetmeliği’dir. Mart ve Ekim aylarında olmak üzere yılda iki kez açılan doçentlik başvuru dönemlerinde, doçent unvanı için üç temel şart aranır:
-
Eğitim Şartı: Türkiye’de doktora yapmış olmak; tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta veya veteriner hekimlikte uzmanlık unvanı almış olmak ya da yurt dışından alınan bu unvanların denkliğine sahip olmak.
-
Yabancı Dil Şartı: YÖK tarafından belirlenen merkezî bir yabancı dil sınavından en az 55 puan veya uluslararası geçerliliği kabul edilen bir sınavdan buna denk bir puan almış olmak.
-
Bilimsel Çalışma Şartı: Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) tarafından belirlenecek asgari sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak.
Uygulamada en çok uyuşmazlık yaratan konu, özgün bilimsel yayın ve çalışmaların yeterliliğine ilişkin son şarttır.
Değerlendirme Süreci Nasıl İşler?
Değerlendirmeyi yapacak jüri, Doçentlik Komisyonu tarafından belirlenir. Doçentlik başvurusunu tamamlayan her aday için beş asıl ve iki yedek üyeden oluşan bir jüri kurulur.
Jüri, eserlerin öncelikle asgari nicelik şartını sağlayıp sağlamadığını inceler, ardından nitelik değerlendirmesine geçer. Nitelik değerlendirmesinde adayın eserlerinin literatüre katkısı ve niteliği incelenir. Beş üyeden en az üçünün adayı başarılı bulması gerekir. Aksi durumda aday başarısız sayılır ve ciddi bir emek, zaman kaybı yaşanır.
Jüri değerlendirmesinin objektiflikten uzak olması halinde, idari dava açılarak söz konusu işlemin yargı denetimine tabi tutulması mümkündür.
Doçentlik Başvurusunun Reddi Halinde İdari Dava Süreci
Tüm şartları taşıdığını düşünen ancak jüri tarafından yeterli görülmeyen adaylar, idari yargıda iptal davası açarak haklarını arayabilirler.
Dava Açma Süresi Ne Kadardır?
İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) uyarınca genel idari dava açma süresi 60 gündür. Bu süre, başarısız sayılmaya ilişkin idari işlemin tebliğinden itibaren işlemeye başlar. Süre hesabı somut olayın özelliklerine göre değişkenlik gösterebileceğinden, hak kaybı yaşamamak için sürelerin doğru takip edilmesi şarttır.
Mahkeme Nasıl Bir İnceleme Yapar?
Bu tür iptal davalarında mahkeme, ilgili alanda uzman bilirkişilerden oluşan bir heyet görevlendirir. Bilirkişi heyeti; adayın eserlerini, jüri raporlarını ve doçentlik başvuru kriterlerini inceleyerek değerlendirmenin bilimsel ve objektif olup olmadığını tespit eder. Mahkeme, bilirkişi raporu ve dosyadaki diğer delilleri birlikte değerlendirerek kararını verir.
Mahkeme Kararının İdare Tarafından Uygulanması
Anayasa’nın 138. maddesi ve İYUK’un 28. maddesi gereğince, yargı kararlarının idare tarafından uygulanması zorunludur. Bilirkişi raporunda eserler yeterli görülür ve dava lehinize sonuçlanırsa, idare mahkeme kararı doğrultusunda adaya doçent unvanı verilmesi işlemini tesis etmekle yükümlüdür.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Doçent unvanı başvurumun reddi kararına karşı kaç gün içinde dava açmalıyım? İdari Yargılama Usulü Kanunu gereğince, başarısız sayılma veya ret işlemine karşı idari dava açma süresi 60 gündür. Bu süre, jüri raporlarının ve ret kararının tarafınıza resmi olarak tebliğ edildiği tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Sürenin kaçırılması hak kaybına neden olacağından, vakit kaybetmeden hukuki yollara başvurulmalıdır.
Açtığım iptal davasında eserlerim yeniden incelenir mi? Evet. Mahkeme, uyuşmazlığın çözümü için ilgili bilim alanında uzman, bağımsız akademisyenlerden oluşan bir bilirkişi heyeti görevlendirir. Bu heyet; adayın eserlerini, başvuru dosyasını ve jürinin olumsuz raporlarını detaylıca inceleyerek jüri değerlendirmesinin objektif ve bilimsel olup olmadığını denetler.
Dava devam ederken yeni bir doçentlik başvurusu yapabilir miyim? Evet, yapabilirsiniz. Ret kararına karşı açtığınız iptal davasının devam etmesi, sonraki başvuru dönemlerinde Üniversitelerarası Kurul’a (ÜAK) yeniden doçentlik başvurusu yapmanıza hukuki bir engel teşkil etmez.
İptal davasını kazanırsam doğrudan doçent unvanı alır mıyım? İdari yargıda verilen iptal kararları geçmişe etkilidir ve hukuka aykırı işlemi yapıldığı andan itibaren ortadan kaldırır. Davanın lehinize sonuçlanması ve mahkeme sürecinde eserlerinizin yeterli olduğunun tespit edilmesi halinde, idare mahkeme kararını uygulamak ve tarafınıza doçent unvanı verilmesi yönünde yeni bir işlem tesis etmekle yükümlüdür.
Jüri üyelerinin haksız değerlendirmeleri nedeniyle tazminat talep edilebilir mi? Jüri üyelerinin değerlendirmelerinde açıkça kasıt, husumet veya ağır kusur bulunması ve bu nedenle maddi/manevi bir zarara uğranması halinde, idareye karşı (hizmet kusuru kapsamında) tam yargı davası açılarak tazminat talep edilmesi hukuken mümkündür.
Doçentlik Davalarında Hukuki Desteğin Önemi
İdari yargıdaki uyuşmazlıklar, derin bir usul bilgisi ve teknik uzmanlık gerektirir. Hangi ilkenin uygulanacağı, davanın kime karşı, hangi mahkemede ve nasıl bir dilekçeyle açılacağı titizlikle analiz edilmelidir. Haklı olmanıza rağmen basit bir usuli hata, davanın reddedilmesine ve geri dönülemez mağduriyetlere yol açabilir.
Çetin & Barut Hukuk Bürosu olarak, idari yargı ve iptal davaları süreçlerinde profesyonel hukuki destek sunuyoruz. Doğru yöntemle etkili bir başvuru yapmak ve akademik kariyerinizde hak kaybı yaşamamak için uzman hukuki danışmanlık almanız sürecin güvenliği açısından büyük önem taşımaktadır.
Av. Ziya Karslı